Absürt Hangi Dilden Gelir? Bir Kelimenin Derinliklerine İnmek
“Absürt” kelimesi, çoğu zaman bizim dilimize yabancı bir şekilde düşer. Gündelik hayatımızda, komik ya da tuhaf bir durumu anlatmak için sıkça kullanırız ama acaba bu kelimenin kökenini hiç merak ettik mi? Absürt, sıkça kullandığımız bir kelime olabilir, fakat kökeni hakkında çoğumuzun pek bir fikri yoktur. Bunu düşündüm geçen akşam. Çalıştığım ofis ortamında, arada sırada absürt diyaloglar ve garip olaylar yaşanır, bu yüzden “absürt” kelimesinin anlamını bir kez daha sorgulamam gerekti. Gelin, bu kelimenin tarihine bir göz atalım, belki hepimiz için daha fazla anlam ifade eder hale gelir.
Absürt Kelimesinin Kökeni
“Absürt” kelimesi, Fransızca “absurde” kelimesinden türetilmiştir. Fransızca’dan dilimize geçmiş olan bu kelime, Latince “absurdus” kelimesine dayanır. “Absurdus” ise “saçma”, “mantıksız” veya “gülünç” anlamlarına gelir. Latince kökenli bir kelime olması, aslında kelimenin anlamını düşündüğümüzde hiç de şaşırtıcı değil. Mantık dışı, alışılagelmişin dışında bir şey söz konusu olduğunda, bu kelime en başta aklımıza gelir.
İstanbul’daki sıradan bir günümü düşündüm. Sabah erkenden kalktım, işe gitmek için hazırlanırken, karşımda bir kutu vardı: “Absürt bir şekilde dağınıklık yapmışsın,” dedim kendi kendime. O anda “absürt” kelimesinin ne kadar yerinde bir seçim olduğunu fark ettim. Çünkü dağınık olmak bile bazen mantıksızlaşır. O kutu, hiçbir anlamı olmayan şekilde yerleştirilmişti, ama bir şekilde onu doğru yerine koymamı bekliyordu. İşte, “absürt” bir şeyin en güzel tanımı! Mantıksız, alakasız ama bir şekilde hepimizin günlük yaşamına dokunan bir gerçeklik.
Absürt Nedir, Gerçekten?
Peki, absürt tam olarak ne demek? Duyduğumuzda genellikle komik ya da tuhaf bir durumu çağrıştırıyor olabilir. Ama biraz daha derine indiğimizde, absürtün aslında ne kadar geniş bir anlam taşıdığını görürüz. Gerçekten mantık dışı, kuralların, alışkanlıkların dışına çıkmış, akıl almaz, bazen de hiç beklenmedik bir şey ifade eder. Mesela akşam yemeğinde, salata yerine çikolata yemeyi tercih etmek absürt bir davranış olabilir. Ya da ofiste toplantıya katılmak yerine, masanızı kurup dinlenmeye karar vermek… Birçok absürt davranış ve olay, aslında bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde mantık dışı olan her şey olabilir.
Bir yanda yaşamın monotonluğundan sıkıldığımızda absürt bir şey yapmak istememiz de bu kelimenin ruhunu yansıtır. Düşünsenize; sabah işe gitmek için her zamanki rutin, birdenbire bir absürtlükle yer değiştirebilir. Örneğin, bir sabah işe gitmek için giydiğiniz ceketin ters tarafını giyip, bir süre fark etmeden işyerine varabilirsiniz. Bu, sadece “fark etmedim” diye geçiştirilebilecek bir durum değildir. İşte o an, hayatınızdaki küçük absürtlüklerin içine dalmışsınızdır. Eğer insanlar hayatlarına biraz absürt şeyler katmazlarsa, belki de gerçek anlamda hayatı yaşayamazlar.
Absürtün Yeri ve Zamanı
“Absürt” kelimesi, çoğu zaman tiyatroda ya da edebiyat dünyasında karşımıza çıkar. Özellikle Absürdizm, 20. yüzyılın ortalarına doğru edebiyat ve tiyatroda kendini güçlü bir şekilde hissettiren bir akımdır. Albert Camus’nün “Yabancı” adlı eserinde, insanın absürt bir evrende yalnız olduğunu ve anlam arayışının sonuçsuz kaldığını anlatır. Aynı şekilde Samuel Beckett’ın ünlü eseri Godot’yu Beklerken, absürdizmin en belirgin örneklerinden birisidir. Bu eserlerde, karakterler günlük hayatta hep bir şeyler bekler, ama hiçbir zaman istediği şey gerçekleşmez. İşte absürt burada devreye girer: Beklentinin hiçbir zaman karşılanmaması ve insanın bu boşlukla başa çıkmaya çalışması. Hatta bazen tam anlamıyla anlamını yitirmiş bir sohbetin ortasında buluruz kendimizi. O an, biz de absürtlüğün bir parçası oluruz.
Absürt ve Günlük Hayat
Ofiste yaşadığım bazı absürt durumlar, bazen bana şunu düşündürür: “Yaşam ne kadar mantıklı olabilir ki?” İnsanlar çoğu zaman rutinlerini ve kurallarını sorgulamazlar. Ama mesela bir gün, işyerinde kimseye haber vermeden, öğle yemeğini dışarıda yemek yerine masa başında pizza yediğinizde, bu biraz absürt olur. İnsanların gözleri size bakar ama kimse bir şey demez. Bu tür anlar, bazen sizin içsel dünyanızda çok anlamlı bir noktaya ulaşır: “Hayat bazen tamamen mantıksızdır ve bu da bir parçasıdır.” Gülünç ve tuhaf şeyler yapmayı çok severim. Ofiste bir projeyle ilgilenirken birdenbire yapmam gereken işleri tamamen unutmak ve hiçbir şey yapmamak, sıradan biri için absürt olabilir. Ancak bir anlamda, o an yaşamın bana sunabileceği en özgür anıdır. Kendisini absürt olarak tanımlayan her an, bana bir tür özgürlük gibi gelir.
Absürtün Geleceği
Teknolojinin hızla ilerlediği bir dünyada, belki de absürt olma hali daha da yaygınlaşacak. Dijitalleşen yaşamda, hep bir şeyler bekliyor, hep bir şeyleri sorguluyor olacağız. Bu absürdizm de dijitalleşme ile daha fazla iç içe geçebilir. Düşünsenize, sosyal medya hesaplarında sonu gelmeyen paylaşımlar, her yeni trendin ne olduğunu anlamaya çalışmak, ama bir anlamda sadece zaman kaybetmek… O zaman belki de bir nebze de olsa absürt bir yaşam tarzına bürüneceğiz. Teknolojinin bize sunduğu kolaylıklar, aynı zamanda tuhaf bir bağımlılıkla birleşiyor. Bütün bunlar, absürdizmin dijital dünyada yeniden hayat bulması anlamına gelebilir.
Sonuç: Absürt, Bir Yaşam Tarzıdır
Absürt kelimesi, yalnızca bir anlam taşımaktan çok daha fazlasıdır. Bir hayat tarzını, bir bakış açısını simgeler. Aslında “absürt”ün kendisi de ne kadar anlam yüklü bir kavramdır. Gündelik hayatta, sıradan bir günün içinde yaşadığımız absürt durumlar, yaşamımıza renk katar. Bu kelimeyi belki de bir hayat biçimi olarak görmeliyiz. Kendi küçük absürtlüklerimizle, mantık dışı olanı da kabul etmeli ve bazen sadece gülerek hayatı daha renkli hale getirmeliyiz.